Başlarken

3
422

Yeni bir dergi çıkarmak, yeni bir düşünce için yola çıkmaktır. Düşünce, her zaman zorunludur. Bunun için de az ya da çok düşünen insanlar var. Onlar bir araya gelerek bunu kamuoyu ile paylaşmaya ihtiyaç duydukları zaman ise dergiler doğmaktadır.

İstanbul Fikriyatı dergisi de bu bilinçle ortaya çıkıyor. Bilgi ve düşünceyi önemseyen bir grup insanın arayışını ifade ediyor. Hayatları okumakla, yazmakla ve düşünceyle geçen insanlar… Bunun için yola çıkıyorlar. Yola revan olmakla yolda yürümek farklı. Biz yola koyulduk, bu yolda yürümek ise nasip işi…

Tefekkür, hem dert hem de mutluluk veren bir eylem. Yalnızlık, kınanma, içsel arayışlar ve içine düşülen düşünce krizleri, standartlar dışında durmakla “anormal gözükme”… Bunlar düşüncenin dertleridir, acılarıdır. Konforu yıkan pratiklerdir. Ama düşünce aynı zaman da zevk veren bir şeydir. Düşünce, zevklenme halidir. Ruhsal ya da manevi zevk. Entelektüel için en büyük motivasyonların başında bu zevk gelir. Dert ve acıdan zevk duymak! Nietzsche’de bunun zirvesini buluruz, Cemil Meriç’te de…

İstanbul Fikriyatı, İstanbul ruhundan kendi zamanına ve coğrafyasına kanatlanan bir tefekkür gayretidir. Ezberci, dogmatik, vaizce söylemler ve donmuş mumya fikirlerden uzaktır. Kategorik karşıtlığa ya da egemenlik arayışlarına karşı mesafelidir. Düşünce, bilgi ve söylemle tahakküm etme ve bu tarz tahakküm etmeleri meşrulaştırma gayretlerine tenezzül etmez. Ne olmadığımız, ne olduğumuzu anlatır çoğu kez. Nihilizm, savrukluk ve parçalanmış bilinç hallerine karşı da mesafelidir. Düşünme ve aklını kullanma cesaretini göstermektir. İnancın en temeline teslimiyet duymaktır. Kaderiyle ceddelleşmek değil, kaderine dostlukla katılarak onu yorumlamaktır.

Dergimiz herhangi bir cemaat, parti, tarikat ve vakıf temsilcisi de değildir. Bir sözcülük yapmaz. Tamamen serbest düşünen alimler, akademisyenler, entelektüeller ve kültür adamlarını temsil eder. Bir düşünce ve aydın hareketidir. Burada yer alan her aydın veya kültür adamının siyasal ve dini tercihleri onları bağlar. İstanbul Fikriyatı bir düşünme ve “aydınlanma” gayretidir. Özerk, bağlantısız ve özgür bir entelektüel platformdur.

Edebiyat, siyaset bilimi, ilahiyat, sosyoloji, felsefe gibi farklı alanlarda uzman olan, gayret eden ve düşünmeyi sürdüren aydınlarımızın beraberliğidir.  Müktesebatları ile zamanını yorumlamak, tefekkür etmek ve gerektiğinde “aydınlatmak” peşindedirler. İstanbul Fikriyatı Türkiye’den varlık coğrafyalarına seslenme cehdidir.

Dergimizde çeşitli yazılar, yorumlar, dosyalar ve söyleşiler yayınlanacak. Online çıkacak ve yoluna aylık olarak devam edecek.

Kitabi bilgi ve pratik popüler kültür düalizmine düşmeden, fikirle gündeme bakacak. Bilim, pratik hayatın gerçeklerine ve bugünün idrakine transfer edilecek. İstanbul ruhundan pişen nefes olmaya çalışacak.

Genç arkadaşlara, yazarlık yeteneği ve düşünme gayreti olanlara sayfalarımız her zaman açık olacak.

Tefekkürün sermaye, iktidar, lobi ve güç çevrelerine tamamen eklemlendiği zamanlarda, Meriç’in dediği gibi “hür tefekkürün kalesi” olmak umuduyla…

Sevgi, saygı ve düşünme dileklerimle…

Prof. Dr. Ergün Yıldırım

Genel Yayın Yönetmeni

3 YORUMLAR

  1. Edebiyatın, kültürün ve düşüncenin izinde doğan bu derginin yolu açık olsun. “İstanbul Fikri” bu topraklar için çok önemli bir fikriyattır; emeği geçenleri tebrik ediyor, hayırlı olmasını diliyorum.

  2. Tebrik ediyorum. Her mecmua düşünceye açılan bir pencere, statükaya bir tepki, zihinsel ve fikirsel rahatsızlıkların dışa vurumudur. Yolunuz açık ve uzun soluklu olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz