Mısır-Suriye-İran-Irak-Ürdün.
Bu ülkeleri yöneten bazı isimlerin Türkiye ve Osmanlı ile bir şekilde akrabalık bağlantısı var.
Bu mevzudan en az 10 köşe yazısı çıkarmak mümkün ama sıkmayayım; kısaca aktarmış olayım:
BİR: Mısır’ın 100 yıl önceki ilk Kralı 1. Fuat. (Krallığa geçmeden önce Mısır’ı Hıdiv yönetirdi.)
İKİ: 1. Fuat ölünce yerine henüz 6 aylık olan oğlu Faruk geldi.
ÜÇ: Faruk’a 1952’de Cemal Abdülnasır darbe yaptı, Cumhuriyet ilan edildi.
DÖRT: Bunun üzerine Faruk’un oğlu 2. Fuat aile tarafından kral ilan edildi ama artık çok geçti. Kral ilan edilen 2. Fuat 6 aylıktı. 6 aylık derken, görev süresini değil yaşını kastediyorum!
BEŞ: Cemal Abdülnasır demişken…Ondan sonra gelen bir de Enver Sedat var. Cemal de Enver de 1. Dünya Savaşı sırasında dünyaya geldi.
O yıllarda ülkemizde en kudretli teşkilat İttihat ve Terakki’ydi. Cemal Abdülnasır ile Enver Sedat’ın isminin, babalarının İttihat Terakki troykasından Enver Paşa ve Cemal Paşa’ya hayranlığından dolayı konulduğu söylenir.
(2. Meşrutiyetin ilan edildiği 1908’de doğan Arnavutluk diktatörü Enver Hodja (Hoca) için de aynı iddia ileri sürülür. )
ALTI: 1. Fuat demiştim; 1. Fuat’ın kızı Fevziye İran’ın devrik Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin ilk eşiydi.
Hanedanın devamı için erkek çocuğun olması gerekiyordu ama olmadığı için evlilik boşanmayla sonuçlandı.
Akabinde Prenses Süreyya ile evlendi. Ondan da erkek çocuk dünyaya gelmedi, onu da boşadı.
Bu kez Farah Diba ile evlendi. Fakat Humeyni devrimiyle birlikte hanedan yönetimi sona erdi.
YEDİ: Peki 1. Fuat’ın bizimle ne alakası var? Şu alakası var: 1. Fuat’ın babasının babasının babası Kavalalı Mehmet Ali Paşa.
Kavalalı’nın torunlarından biri Said Halim Paşa.
Said Halim Paşa 1913-1917 arası Osmanlı Sadrazamı. Buhranlı zamanların sadrazamı ve “Buhranlarımız” isimli sağlam fikirler ihtiva eden kitabın yazarı.
SEKİZ: Said Halim Paşa’nın kardeşi ise Abbas Halim Paşa.
Hani Mehmet Akif Ersoy Mısır’a gönüllü sürgün giderken Akif’e maddi ve manevi destek veren isim.
Mehmet Akif hastalanıp Türkiye’ye geldiğinde 2 ay sonra vefat etmişti. (1936) Vefat ettiği yer Mısır Apartmanıydı ve İstiklal caddesinde yer alan bu bina Abbas Halim Paşa’ya aitti.
(İstiklal Marşı’nı yazan Akif’in İstiklal Caddesinde vefat etmesi ilginç bir durum.)
DOKUZ: Kavalalı’dan devam edelim, sonra Irak ve Ürdün’ün bazı yöneticilerinin dikkat çekici akrabalık ilişkilerine geçmiş oluruz.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın bir kızı da Zeynep Hanım. Üsküdar’da Zeynep Kamil Hastanesi/Mahallesi vardır hani.
Zeynep’in eşi Kamil Paşa, Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisi.
Hastanenin ismi o yüzden Zeynep Kamil.
Hatta bugün Vezneciler’deki Edebiyat Fakültesinin olduğu arazide Zeynep Hanım Konağı vardı.
50’lerde yanıp kül olunca yerine mimarlığını Sedat Hakkı Eldem’ın yaptığı Edebiyat Fakültesi inşa edildi.
Sedat Hakkı Eldem’in damadı ise Serbest Fırka lideri, Atatürk’ün sınıf arkadaşı Fethi Okyar.
Fethi Okyar, Abdülhamid Han’ın Selanik’e sürgüne gönderilmesinde ona refakat etmekle görevlendirilen bir isim ayrıca.
ON: Zeynep Hanım’dan Abdülhamid Han’a ve Fethi Okyar’a nasıl geldik, niye geldik ben de anlamadım! Ama yazının akışında bağlantı kuracaksak şunu ekleyebiliriz:
Abdülhamid Han’ı deviren İttihat Terakki’ydi, İttihat Terakki’nin Sadrazamı Said Halim Paşa’ydı, Paşa da Kavalalı…
E zaten konu başlıklarımızdan biri de Kavalalı değil miydi?!
Yeri gelmişken bir ilave daha yapayım. Sedat Hakkı Eldem’in dayısı Osman Hamdi Bey.
Sanayi-i Nefise Mektebi ve Arkeoloji Müzesi kurucusu. Sanayi-i Nefise Mektebi malum daha sonra adı Güzel Sanatlar Akademisi oldu, ondan sonra Kenan Evren döneminde Mimar Sinan Üniversitesi adını aldı.
(Darbeci Abdülnasır’dan bahsederken bizim kendi darbecimizden bahsetmezsek eksik kalırdı! Keşke eksik olaydılar da yazım eksik kalaydı.)
ONBİR: Misak-ı Milli deyince mesela Musul, Kerkük akla geliyor.
Dolayısıyla Irak’a gelebiliriz. Irak’ta başbakanlık yapan isimlerden biri Hikmet Süleyman. Hikmet Süleyman kim? YÖK’ün Kurucu Başkanı, Bilkent Üniversitesi kurucusu İhsan Doğramacı’nın eşinin babası.
İhsan Doğramacı’nın eşinin dayısı ise 1909’da Selanik’ten yola çıkan Hareket Ordusunun kumandanı Mahmut Şevket Paşa.
(Osmanlının son döneminde peş peşe Sadrazamlık yapan ve üçü de suikasta kurban giden isimlerden biri de Mahmut Şevket Paşa… Diğeri, ilk kısımda isminden bahsettiğim, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu Said Halim Paşa. Bir diğeri ise Talat Paşa.)
ONİKİ: Ürdün’e de bi’ uğrayalım. Uğramışken, başa dönüp Kavalalı’nın diğer torunlarına da değinelim.
Değinmişken Kavalalının torunlarıyla Sultan Vahidettin’in torunlarının hatta Sultan Vahidettin’in bu torunlarının Şerif Hüseyin’in torunlarıyla da evliliğine bi’ göz atalım.
Şöyle ki: Birkaç ay önce Fazile İbrahim vefat etmişti. Kimdir Fazile İbrahim? Annesi Hanzade Sultan.
Hanzade’nin babası Ömer Faruk Efendi.
Ömer Faruk Efendi’nin babası, son Halife Abdülmecid.
Halife Abdülmecid tam 100 yıl önce ailesi, hatta sülalesiyle birlikte sürgüne gönderilmişti. 2. Dünya Savaşı’nın en şiddetli günlerinde Hitler’in ordusu Paris’i bombalarken Paris’te ikamet ediyordu.
Savaşın bitiminden 1 yıl önce, 1944’de vefat etti.
(Abdülmecid, Hitler’in Yahudiler’i soykırıma uğrattığı yıllarda vefat etti. Torunu Fazile ise Siyonistlerin Filistinlileri soykırıma uğrattığı yılda vefat etmiş oldu.)
Halife Abdülmecid’in babası Sultan Abdülaziz 1876’da darbeyle tahttan indirilmiş; 4 gün sonra, intihar süsü verilerek canice katledilmişti.
İşte Fazile İbrahim, Halife Abdülmecid’in torununun kızıydı.
(Diğer Abdülmecid ise Sultan’dı. Sultan Abdülmecid, son Halife Abdülmecid’in amcasıydı. Sultan Abdülmecid’in çocuklarından 4’ü padişahtı. Son 4 padişahlardı: Bunlar sırasıyla 5. Murat, Abdülhamid, 5. Mehmed Reşad ve Vahideddin.)
ONÜÇ: Gelelim bir diğer aile bağına: Halife Abdülmecid’in oğlu yani Fazile İbrahim’in annesinin babası olan Ömer Faruk Efendi, son Sultan olan Vahidettin’in kızı Sabiha Sultan’la evlenmişti.
Kısa bir şerh… Padişahların isminin önüne Sultan konurdu: Sultan Abdülhamid gibi. Padişahların kızı, eşi veya annesi söz konusu olduğunda ise isminden sonra Sultan konurdu: Dürrüşehvar Sultan, Hürrem Sultan gibi.
Evet ne diyorduk? Ha, o Sabiha Sultan ki Mustafa Kemal Paşa’nın evlenmek istediği bir isimdi. Yahut evlendirilmek istenen isimdi. Sabiha Sultan istemedi.
Babası Vahidettin’in yaveri olan Mustafa Kemal Paşa’yı değil, kuzeni olan Ömer Faruk Efendi’yi tercih etti.
ONBİR: Fazile İbrahim’in bir diğer aile bağı da Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya dayanıyordu. Fazile’nin annesi Hanzade Sultan, Kavalalı’nın torunlarından İbrahim ile evlenmişti. İbrahim, prensti. Yani Mısır Kralının yerine geçecek isimdi.
İlk bölümde de bahsetmiştim. 1952’de Mısır’da darbe olmuştu, böylece Fazile prenses ünvanını kaybetmiş oldu. Annesi Hanzade 1 yaşındayken Türkiye’den sürgüne gönderilmişti.
Bu kez 28 yıl sonra kendisi Mısır’dan sürgüne gönderilmiş oldu.
ONDÖRT: Fazile’nin şimdi geldik 4. aile bağına: Fazile 1952’de Mısır’daki darbeden 5-6 yıl sonra Irak Kralı 2. Faysal’la nişanlandı.
Düğününe birkaç gün kala Irak Kralı 2. Faysal’a darbe yapıldı.
Kral, darbeciler tarafından öldürüldü. Türkiye, Mısır derken Irak’tan da sürgün yolu görünmüş oldu.
Peki 2. Faysal hangi ailedendi?
2. Faysal, Osmanlı’ya 1. Dünya Savaşı’nda isyan eden Hicaz Emiri/ Mekke Şerif’i Şerif Hüseyin’in torununun oğluydu.
(Bir diğer torununun oğlu ise şimdiki Ürdün Kralı Abdullah.)
Fazile’nin nişanlandığı 2. Faysal’ın babasının babası 1. Faysal’dı.
1. Faysal’ın babası Şerif Hüseyin, Osmanlının Hicazı, Filistin’i, Kudüs’ü kaybettiği yıllarda oğlu 1. Faysal’ı önce Suriye Kralı sonra Irak Kralı yapmıştı.
(Fazile Sultan’ın, dedelerinin adıyla anılan Osmanlı Devleti’ne ihanet etmiş Şerif Hüseyin’in torunuyla nişanlanması tarihin ilginç bir aşk hikayesidir. Filmi yapılsa yeridir.)
ONBEŞ: Fazile 27 Mayıs 1960’daki darbeden sonra Türkiye’ye gelir.
(Darbeler sadece Mısır, Irak, Suriye’de olmuyor elbette. Biz hiç geri kalır mıyız? Geri kalmadığımız için zaten yıllar boyu geri kalmış olduk!)
Fazile, 1965’te Başbakan olan Süleyman Demirel’in görevi teslim aldığı Başbakan Suat Hayri Ürgüplü’nün oğluyla evlendi.
Birkaç yıl sonra boşandı. 80’li yıllarda bir Batılı yazarla evlendi.
ONALTI: Fark etmişsinizdir: Yazıda Paris de var, dedesi Abdülmecid’in defnedildiği Hicaz/Medine de var. Diğer dedesi Vahideddin’in defnedildiği Şam/Suriye de var.
Dedesini gönderen Mustafa Kemal Paşa da var, Mustafa Kemal Paşa’nın son katıldığı cephe Filistin de var. Burada kesmiş olayım.





